| Küçük güvercin, kardeşleriyle birlikte oyun oynuyordu. Bunu, her gün yapıyorlardı. Anneleri, yuvadan uçup onlar için yiyecek aramaya giderdi. Dört kardeş yuvada kalıp |
6 May 2014
3 May 2014
9 Kas 2013
Masallar
Bizim Tavşandan MasallarÇocuklarımızı hayata hazırlayan ilk adımdır. Masallar sayesinde çocuklarımız fark etmeden evrensel değerleri, sevgiyi, saygıyı, mutluluğu, hüznü kısacası "hayatı" öğrenmeye başlıyorlar. Yine masallar sayesinde hayal güçleri gelişiyor. Düşünme yetenekleri artıyor. Şimdi gelelim masalımıza |
19 Eki 2013
Hayvanlar Konuşur mu?
Herkesin mışıl mışıl uyuduğu zamandı
Güneşin selamıyla çilli horoz uyandı.

Çıktı erik dalına -Üü rü üü, üü rü üü!
Sabah oldu Ayşegül, Haydi okula yürü!
SERÇE
Gökte uçarken bile duyardı kokusunu.
Anne serçe sevgiyle okşardı yavrusunu.
-Gagasını sevdiğim, canım serçecik, cik ciik!
Kanatların tül gibi, tüylerin kadifecik!
LEYLEK
Kışın yaklaştığını bulutlardan anladı.
Uzun bacak leyleğin laklağı yankılandı:
-Hazırlığa başlayın, lak lak lak, lak lak lak!
Göç vakti geldi dostlar, yolumuz hayli uzak
Güneşin selamıyla çilli horoz uyandı.
Çıktı erik dalına -Üü rü üü, üü rü üü!
Sabah oldu Ayşegül, Haydi okula yürü!
SERÇE
Gökte uçarken bile duyardı kokusunu.
Anne serçe sevgiyle okşardı yavrusunu.
-Gagasını sevdiğim, canım serçecik, cik ciik!
Kanatların tül gibi, tüylerin kadifecik!
LEYLEK
Kışın yaklaştığını bulutlardan anladı.
Uzun bacak leyleğin laklağı yankılandı:
-Hazırlığa başlayın, lak lak lak, lak lak lak!
Göç vakti geldi dostlar, yolumuz hayli uzak
5 Eyl 2013
Altın Yumurtlayan Kaz
| Altın Yumurta |
Bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar, bir adam varmış ve çok fakirmiş. Biri kız, biri erkek iki çocuğu varmış. Küçük bir kulübede yaşıyorlarmış.Yiyecek ve giyecek de hiç bir şeyleri yokmuş. Adam para kazanmak için çok uğraşmış ama başaramamış.Bu yüzdende çok üzülüyorlarmış. Küçük bir toprak parçasına ekin ekmiş ama kuraklık yüzünden hiç verim alamamış. Fakir adam ve karısı aralarında konuşuyorlardı. Kadın: "Çocuklar iki gündür
hiç bir şey yemediler, açlıktan ölecekler!" Fakir adamda çocuklarının çaresizliğine çok üzüldü. Dua etmeye başladı. Bu durumdan kurtulmak için ama yapacak pek bir şeyleri de yoktu. Daha sonra adam yardım istemek ve toprak ağasından borç para almak için bir köye gitmeyi planladı. Büyük
bir ormandan geçerek köye gidiyordu ki yol kenarında hayatında daha önce
hiç görmediği, çok büyük ve çok güzel bir ev gördü. Muhteşem evin duvarları,
güneşin altında çok daha fazla parlıyordu. Toprak ağasından borç para istedi
ancak toprak ağası fakir adama borç para vermedi. Büyük bir hayal kırıklığına
uğradı.Şimdi ne yapabilirim? Diye kara kara düşünmeye başladı. Yolda giderken
gıdaklama ve viyaklama sesleri duydu. Arkasına baktığı zaman bir kazın
tek başına tarlada durduğunu gördü. Fakir adam kazı aldı ve evine doğru
yola devam etti. Hava kararmak üzereydi ve adam adımlarını hızlandırdı.
Eve girince kadın, kocasının elindeki kazı gördü ve çok şaşırdı! Bu kazı
nereden buldun? diye sordu. Adam, "Onu yolda gelirken evin yakınlarında
bir tarlada buldum" dedi. Sonra evlerinde bir yuva yaptılar ve kazı yuvanın
içine yerleştirdiler. Kaza baktılar, onu iyice beslediler ve sonra yatmaya gittiler.
Ertesi gün adam kaza yem vermeye gittiğinde yuvada parlayan bir yumurta gördü
ve gözlerine inanamadı. Fakir adam karısını, Neredesin ?Hemen gel!"diye çağırdı."Ne
oldu , neden bağırıyorsun ? diye sordu kadın.Adam," Şu altın yumurtaya bak !" dedi
ve yumurtayı kadına gösterdi. Ve sonra çok zengin oldular. Kendilerine tarla,süt vermesi
için inek aldılar ve pahalı elbiseler giymeye başladılar. Artık çok zengin olmuşlardı.
Kibirlenmeye başladılar. Adam ve kadının kalbi o kadar katılaştı ve duygusuz oldular ki hiç
kimseye yardım etmediler. Bir gün adamın kızının kız arkadaşı kızı evine çağırdı.
Akşam olunca,genç kız arkadaşını evine gitmek için hazırdı .Annesinden izin aldı
ve yola çıktı.Serin bir rüzgar esiyordu, ormandan geçti, çiçekler, sallanan çalılar ve yapraklar
gördü. Sonunda arkadaşının evine vardı ve kapıyı tıklattı. Sonra iki kız arkadaş konuşmaya başladılar. Arkadaşı, seni ilk gördüğüm zaman çok fakirdiniz. çok kısa zamanda zengin oldunuz .
Kız, "Zenginliğimizi gerçek tek bir hikayesi var. Yıllar önce babam bir kaz buldu. Kaz bize çok şans getirdi çünkü kaz her gün altın yumurtluyordu. O yumurtaları sattık ve para kazandık. Hala
satmaya devam ediyoruz dedi.Arkadaşı onu kıskandı ve her gün tek tek uğraşacaklarına
bütün yumurtaları bir anda almalarını tavsiye etti. Kız babasına, arkadaşının tavsiyesini anlattı.
Aç gözlü adam, " Artık kazın her gün yumurtlamasını bekleyemeyiz" dedi. Kadın, "Yani ne yapacaksın?" diye sordu.Adam, "Kazı öldüreceğiz ve bütün yumurtaları alacağız" dedi. Bu kötü plana karar verdiler ve o gece uyudular. Kaz onların bütün konuştuklarını duymuştu ve onlar
uyuyunca evden uçup gitti. Sabahleyin aç gözlü adam kazı kesmek için yuvasına geldiler.
Ama kazı bulamadılar. Adam ve karısı dışarı çıktı ve bütün köyü aradılar ama bulamadılar.
Üzüldüler. Açgözlülükleri yüzünden her gün altın yumurtlayan kazlarından oldular.
Aç gözlü olmanın hiç kimseye faydası olmaz. Kanatkar olmak, elimizdekilerin değerini bilmek en güzeli.İyi geceler çocuklaaar.
3 Eyl 2013
Tavşan ile Kaplumbağa
| Tavşan ile Kaplumbağa |
Tavşanın birisi çok övünüyormuş.- Bu ormanda benden hızlı koşan yoktur. Varsa gelsin yarışalım diye söyleyip geziyormuş. Kaplumbağa bir gün:- O kadar böbürlenme kendine de o kadar güvenme.
Ben senden daha hızlı koşarım. İstersen yarışalım demiş. Tavşan
kaplumbağanın bu sözlerine kahkalarla gülerek:- Sen mi benimle yarışacaksın diyerek alay etmiş. Ama yinede yarışı kabul etmiş. Yarışın başlangıç ve bitiş yerlerini
belirlemişler, yarış başlamış tavşan çok hızlı başlamış.Ama biraz ileriye gidince geri dönüp bakmış ki tavşan. Kaplumbağa hiç görünmüyor.
Yatmış ağacın dibine uyumuş. Uyandığında bakmış ki kaplumbağa yarışı bitirmek üzere. Tavşan koşmuş fakat kaplumbağa varış yerine ondan önce
ulaşmış. Kaplumbağa tavşana:" Hiç bir zaman kendini başkalarından üstün
görme, sen uyudun, ben çalışarak seni geçtim" demiş...
2 Eyl 2013
Küçük Bir Karıncanın Hayatı
| Küçük Bir Karıncanın Hayatı |
O gece çok fazla yağmur yağmıştı. Küçük karıncada daha dünyaya yeni gelmişti. Gözlerini açmış ama hayatın daha
ne olduğunu farkında bile değildi. Yavru bir karıncaydı.
Etrafına bakındı ama annesini göremedi, onu aramak için
içeriye sızan küçük bir delikten bakınca onun gibi binlerce
karıncanın uzunca bir merdivenden yukarıya doğru çıktıklarını gördü.
Bir anda bende bu işi yaparım duygusuna kapıldı. İlk defa dışarıyı görmek onu heyecanlandırdı. Ama annesini biraz bekledi. Kimsenin gelmemesi onu iyice üzmeye başlamıştı. Karnı da çok acıkmıştı. Etrafına bakındı yiyecek ve içecek pek bir şey görünmüyordu.
Düşünmeye başlamıştı. Tam o sırada arkasından bir ses duydu.
Bu ses annesinin sesiydi! Hemen annesine koşarak sarıldılar.
Ve bir daha ayrılmamak üzere.İyi geceler çocuklaaar.
