31 May 2016

Bir Özel Günden Yansımalar

26-5-2016 Gece saat on bir sularında;kardeşlerimle birlikte yola çıktık. Çünkü bir süre önce askere uğurladığımız çok sevdiğim yeğenimin, yemin töreni vardı. Hepimiz çok heyecanlıydık,annesi ise yani kız kardeşim bir başka heyecanlıydı..nasıl olmazdı ki. Çünkü kınalı kuzusunu askere uğurlamıştı. Onu göreceği için de içi pır pır atıyordu. Gece boyunca yol alırken, tüm renklerin tonlarıyla bezenmiş olduğu, çevresini irili ufaklı ağaçların süslediği,sisli dağlardan,tepelerden geçtik.
Nihayet gün ışığını göstermeye başlarken,bulutların çok hoş bir renge dönüştüğü sırada yemin töreninin yapılacağı yere ulaştık.



Askere giden tüm evlatlarımızın aileleri de oradaydı..Çok sevinçli ve heyecanlı olarak yerlerimizi aldık.Tören yeri özenle hazırlanmıştı. O esnada mehter takımının söylediği marş çok güzel ve etkileyiciydi. Beni aldı götürdü;fatih'in fethine...
Ve nihayet askerlerimiz büyük bir coşkuyla"Güçlü Türkiye, Güçlü Ordu" diye söyleyerek tören yerine gelmeye başladılar. çok etkilendim o kadar ki büyük bir duygu yoğunluğu yaşadım. Hem ilk kez görüyordum asker yemin törenini hemde iki erkek evladını ebedi hayata uğurlayan bir anne olarak neler canlanmadı ki gözümde..




Onlar o anda bayrak ellerinde bana doğru yürüdüler. Marşlar söyleyerek..
Sonra yeğenimi görünce bir başka sevindim ve o anda onlar bulutların mavisine karışarak kalbimin sessiz derinliğinde yerlerini aldılar.

Askerlerimiz hepsi büyük bir özenle bölük bölük tören yerinde yerlerini aldılar ve büyük bir coşkuyla yeminlerini ettiler. O sırada komutanın güçlü sesi yankılandı;"evlatlarım ailelerinizle görüşebilirsiniz"... Ve kavuşma anı başladı hepsi birden koştular; aileler evlatlarına,evlatlar ailelerine hasretle sarıldılar!
Beni yine en çok etkileyen sahnelerden biri olan,uzakta olup yemin törenine gelemeyen ailelerin evlatları; bir ağacın altına çekilip arkadaşlarının, ailelerine sarılmalarını izlemeleriydi!





Daha sonra askerimizi alıp, otelin yolunu tuttuk..bir gece orada kalıp,ertesi günü İzmir de geçirdik.
İzmir fuarın da yürüyüş parkurun asırlık ağaçların altında çok hoşuma giden bu güzel yürüyüşle birlikte gül bahçesine doğru yürüdük..yürüyüş;on beş-yirmi dakika sürüyormuş. Fakat biz gül bahçesine kadar yürüdük ancak gül bahçesi beklediğim gibi bakımlı değildi..ben daha farklı beklemiştim ama yinede çok hoş ve güzeldi.




İzmir güzel bir şehir ancak zamanımız kısıtlı olduğu için,görmek istediğimiz yerleri ve orada yaşayan sevdiğim kişileri görememenin burukluğuyla;akşama doğru oradan ayrıldık. Her şey çok güzeldi.
Ve üzüm bağlarının,zeytin ağaçlarının eşliğinde;gece yolculuğumuz başladı.
Sabaha karşı evimize geldik.

Biriktirdiğim anılara bir yenisi de böylece eklenmiş oldu.
Allah,yeğenimi ve tüm asker evlatlarımızı sağlıcakla ailelerine kavuştursun.

Resimler;telefonumdan



23 May 2016

Dört Mevsim


Her bahar gelişinde ben çok mutlu olurum. Canlı ve cansız ne varsa hepsi yeniden uyanır.
Uyanan tabiatla birlikte; içimde bir şeyler yeşerir,çiçek açar. Diğer mevsimleri de hiç unutamam!   Çünkü; benim gönlümde hepsinin anlamı ayrı ayrı özel bir yere sahiptir. Sonbahar gelince; sararan yapraklarla birlikte hüzünlenirim.



Kış beyaz örtüsünü örtünce,benim üstüme örtmüş gibi çok üşürüm! O zaman da canlı
ve cansız ne varsa benimle birlikte uykuya dalar. Dinlenme vaktidir artık. Hem ben içime                   dönerim hem de tabiat. Belki de bundandır; insanoğlunun yaşamını mevsimlere benzetirim.
İlkbahar çocukluk, yaz gençlik, sonbahar orta yaş.. ve kış; yaşlılık.. Ama her mevsimin ayrı bir           güzelliği olduğu gibi her yaşın da ayrı bir güzelliği olduğunu düşünürüm.




Kış resmi; objektifimden
Diğer resim alıntıdır




21 May 2016

17 May 2016

Bi Dünya Bahçem

Bu gün bahçemi ziyarete gittim..tabiat ana, tüm görkemiyle karşıladı beni...
Ve doğa çok güzeldi. Yeşil elbisesini giymiş,tacını takmış rengarenk renkleri taşıyordu üzerinde.
Çiçekler ve renkler insana ayrı bir huzur verir ve insanı dinlendirir.
Ayrıca insanın sevdiği duygularını da yansıtır ama her şeyde olduğu gibi zevkler ve renkler de tartışılmaz.

Neyse ben konuma geri döneyim bahçe denilince beni alıp götürür böyle farklı farklı düşüncelere...
Demem o ki; zaman zaman bahçemde içsel bir yolculuğa da çıkabiliyor olmam.

Yakınlarım bahçeyi düzenlemiş ve istediği besini vermişler...
Bizde sebzeleri ekip toprağı işleyeceğiz ki, o da bize istediğimiz besinleri versin.


Yeni Ekilen Biber Fideleri, Gelişmelerini Yakından Takip Ederek Burada Göreceğiz İnşallah...


Daha dün erik ağaçları çiçek açmıştı ancak çiçekleri üzerindeyken resimlerini çekemedim.

Bahçemizin Erik Ağacı, Yeşilin Açığından Koyusuna Kadar Renklerini Yansıtıyor
Ama bugün gittiğimde birde baktım ki çiçek açan ağaçların yaprakları yemyeşil olmuş,
meyvelerini vermiş ve kendime sordum zaman, bu kadar hızlı mı  geçiyordu?
O kadar güzeldiler ki koparmaya kıyamadım ama yakınım biraz koparıp verdi bana.
Meyveleri çok lezizdi.















16 May 2016

Bir Kelebeğin Kanatlarında

Ne Geceydi Ne Sabah

Bir kelebeğin kanatlarında gördüm ben akşamı.
Ne geceydi ne de sabah..Sonsuzluğun kara örtüsü kaplamak üzereydi.
Ay'ın ilk ışıkları, geceyi sarıp sarmalamak üzereyken geceyi,
gecenin siyahında yok gibiydim.
Başımı çevirince gökyüzüne; göz göze geldik yıldızlarla..
Henüz uyanmamıştı gökyüzü, evren uykudaydı...

Güneşin ilk ışıklarıyla birlikte tabiat ana uyanmıştı.
çiçekler, böcekler her şey her şey aynı anda...
Tabiat'ın uyanışıyla birlikte; kendi içi sesimi dinlerken, buldum kendimi..
İşte yine yeni bir gün - yeni bir başlangıçtı.
Neler olacak,neler yaşanacak bilinmezdi.
Gizemler gelecekte saklıydı..


Yüreğimin ince ince yandığını hissettim.Yangınların derinliklerinde..
düşlerde gezinirken, beyaz gül bahçelerinde..
canımın içlerine rastladım...
Uyandığımda ise ne geceydi ne sabah, sadece anımsayabildiğim yanlızlığımdı..

Nezihe İnce' nin Bir yazısından esinlenerek; yazdım.
Resim alıntıdır







3 May 2016