6 Haz 2016

Hoş Geldin Ya Ramazan



Bin aydan kıymetli olan, sofralarımıza bereketi,gönüllerimize huzuru, içinde; bin bir geceden daha kıymetli ve kutlu olan,kadir gecemizin de bulunduğu...YA RAMAZAN HOŞ GELDİN!

Aynı zamanda kur'an ayı olan,ramazan ayı; tüm müslüman alemi'ne ve insanlığa,bereket ve bolluğu, huzur ve barışı getirmesini, af ve mağfirete vesile olmasını diliyorum.
                                                                HAYIRLI RAMAZANLAR



Resim alıntıdır

31 May 2016

Bir Özel Günden Yansımalar

26-5-2016 Gece saat on bir sularında;kardeşlerimle birlikte yola çıktık. Çünkü bir süre önce askere uğurladığımız çok sevdiğim yeğenimin, yemin töreni vardı. Hepimiz çok heyecanlıydık,annesi ise yani kız kardeşim bir başka heyecanlıydı..nasıl olmazdı ki. Çünkü kınalı kuzusunu askere uğurlamıştı. Onu göreceği için de içi pır pır atıyordu. Gece boyunca yol alırken, tüm renklerin tonlarıyla bezenmiş olduğu, çevresini irili ufaklı ağaçların süslediği,sisli dağlardan,tepelerden geçtik.
Nihayet gün ışığını göstermeye başlarken,bulutların çok hoş bir renge dönüştüğü sırada yemin töreninin yapılacağı yere ulaştık.



Askere giden tüm evlatlarımızın aileleri de oradaydı..Çok sevinçli ve heyecanlı olarak yerlerimizi aldık.Tören yeri özenle hazırlanmıştı. O esnada mehter takımının söylediği marş çok güzel ve etkileyiciydi. Beni aldı götürdü;fatih'in fethine...
Ve nihayet askerlerimiz büyük bir coşkuyla"Güçlü Türkiye, Güçlü Ordu" diye söyleyerek tören yerine gelmeye başladılar. çok etkilendim o kadar ki büyük bir duygu yoğunluğu yaşadım. Hem ilk kez görüyordum asker yemin törenini hemde iki erkek evladını ebedi hayata uğurlayan bir anne olarak neler canlanmadı ki gözümde..




Onlar o anda bayrak ellerinde bana doğru yürüdüler. Marşlar söyleyerek..
Sonra yeğenimi görünce bir başka sevindim ve o anda onlar bulutların mavisine karışarak kalbimin sessiz derinliğinde yerlerini aldılar.

Askerlerimiz hepsi büyük bir özenle bölük bölük tören yerinde yerlerini aldılar ve büyük bir coşkuyla yeminlerini ettiler. O sırada komutanın güçlü sesi yankılandı;"evlatlarım ailelerinizle görüşebilirsiniz"... Ve kavuşma anı başladı hepsi birden koştular; aileler evlatlarına,evlatlar ailelerine hasretle sarıldılar!
Beni yine en çok etkileyen sahnelerden biri olan,uzakta olup yemin törenine gelemeyen ailelerin evlatları; bir ağacın altına çekilip arkadaşlarının, ailelerine sarılmalarını izlemeleriydi!





Daha sonra askerimizi alıp, otelin yolunu tuttuk..bir gece orada kalıp,ertesi günü İzmir de geçirdik.
İzmir fuarın da yürüyüş parkurun asırlık ağaçların altında çok hoşuma giden bu güzel yürüyüşle birlikte gül bahçesine doğru yürüdük..yürüyüş;on beş-yirmi dakika sürüyormuş. Fakat biz gül bahçesine kadar yürüdük ancak gül bahçesi beklediğim gibi bakımlı değildi..ben daha farklı beklemiştim ama yinede çok hoş ve güzeldi.




İzmir güzel bir şehir ancak zamanımız kısıtlı olduğu için,görmek istediğimiz yerleri ve orada yaşayan sevdiğim kişileri görememenin burukluğuyla;akşama doğru oradan ayrıldık. Her şey çok güzeldi.
Ve üzüm bağlarının,zeytin ağaçlarının eşliğinde;gece yolculuğumuz başladı.
Sabaha karşı evimize geldik.

Biriktirdiğim anılara bir yenisi de böylece eklenmiş oldu.
Allah,yeğenimi ve tüm asker evlatlarımızı sağlıcakla ailelerine kavuştursun.

Resimler;telefonumdan



23 May 2016

Dört Mevsim


Her bahar gelişinde ben çok mutlu olurum. Canlı ve cansız ne varsa hepsi yeniden uyanır.
Uyanan tabiatla birlikte; içimde bir şeyler yeşerir,çiçek açar. Diğer mevsimleri de hiç unutamam!   Çünkü; benim gönlümde hepsinin anlamı ayrı ayrı özel bir yere sahiptir. Sonbahar gelince; sararan yapraklarla birlikte hüzünlenirim.



Kış beyaz örtüsünü örtünce,benim üstüme örtmüş gibi çok üşürüm! O zaman da canlı
ve cansız ne varsa benimle birlikte uykuya dalar. Dinlenme vaktidir artık. Hem ben içime                   dönerim hem de tabiat. Belki de bundandır; insanoğlunun yaşamını mevsimlere benzetirim.
İlkbahar çocukluk, yaz gençlik, sonbahar orta yaş.. ve kış; yaşlılık.. Ama her mevsimin ayrı bir           güzelliği olduğu gibi her yaşın da ayrı bir güzelliği olduğunu düşünürüm.




Kış resmi; objektifimden
Diğer resim alıntıdır




21 May 2016

17 May 2016

Bi Dünya Bahçem

Bu gün bahçemi ziyarete gittim..tabiat ana, tüm görkemiyle karşıladı beni...
Ve doğa çok güzeldi. Yeşil elbisesini giymiş,tacını takmış rengarenk renkleri taşıyordu üzerinde.
Çiçekler ve renkler insana ayrı bir huzur verir ve insanı dinlendirir.
Ayrıca insanın sevdiği duygularını da yansıtır ama her şeyde olduğu gibi zevkler ve renkler de tartışılmaz.

Neyse ben konuma geri döneyim bahçe denilince beni alıp götürür böyle farklı farklı düşüncelere...
Demem o ki; zaman zaman bahçemde içsel bir yolculuğa da çıkabiliyor olmam.

Yakınlarım bahçeyi düzenlemiş ve istediği besini vermişler...
Bizde sebzeleri ekip toprağı işleyeceğiz ki, o da bize istediğimiz besinleri versin.


Yeni Ekilen Biber Fideleri, Gelişmelerini Yakından Takip Ederek Burada Göreceğiz İnşallah...


Daha dün erik ağaçları çiçek açmıştı ancak çiçekleri üzerindeyken resimlerini çekemedim.

Bahçemizin Erik Ağacı, Yeşilin Açığından Koyusuna Kadar Renklerini Yansıtıyor
Ama bugün gittiğimde birde baktım ki çiçek açan ağaçların yaprakları yemyeşil olmuş,
meyvelerini vermiş ve kendime sordum zaman, bu kadar hızlı mı  geçiyordu?
O kadar güzeldiler ki koparmaya kıyamadım ama yakınım biraz koparıp verdi bana.
Meyveleri çok lezizdi.















16 May 2016

Bir Kelebeğin Kanatlarında

Ne Geceydi Ne Sabah

Bir kelebeğin kanatlarında gördüm ben akşamı.
Ne geceydi ne de sabah..Sonsuzluğun kara örtüsü kaplamak üzereydi.
Ay'ın ilk ışıkları, geceyi sarıp sarmalamak üzereyken geceyi,
gecenin siyahında yok gibiydim.
Başımı çevirince gökyüzüne; göz göze geldik yıldızlarla..
Henüz uyanmamıştı gökyüzü, evren uykudaydı...

Güneşin ilk ışıklarıyla birlikte tabiat ana uyanmıştı.
çiçekler, böcekler her şey her şey aynı anda...
Tabiat'ın uyanışıyla birlikte; kendi içi sesimi dinlerken, buldum kendimi..
İşte yine yeni bir gün - yeni bir başlangıçtı.
Neler olacak,neler yaşanacak bilinmezdi.
Gizemler gelecekte saklıydı..


Yüreğimin ince ince yandığını hissettim.Yangınların derinliklerinde..
düşlerde gezinirken, beyaz gül bahçelerinde..
canımın içlerine rastladım...
Uyandığımda ise ne geceydi ne sabah, sadece anımsayabildiğim yanlızlığımdı..

Nezihe İnce' nin Bir yazısından esinlenerek; yazdım.
Resim alıntıdır







3 May 2016

25 Nis 2016

Bir Blog Masalı


Baharın Gelişiyle Canlanır Tabiat ANA
Tüm Canlılar Kucak Açar ONA
Bahar geleli; doğa bir başka canlanmış.. kelebekler çiçeklere selam vermişler.
Çiçek açmış dalları görünce, çiçeklerin tüm renkleri canlanmış gözlerinin önünde..
Yaprakların yeşili, çiçeklerin moru,mavisi,pembesi, bir renk çemberi sarmış etraflarını..
şarkılar söyleyerek uçuşmuşlar SEVİNÇLE..


Arılar Neşeyle Vızıldamışlar Vıız  Vıız...
Arılar neşeyle vızıldamışlar; vıız vıız...Çünkü yapılacak çoook işleri varmış..
o bahçeden bu bahçeye uçup, durmuşlar. Çiçeklerin en güzeline konup,peteğin odalarını yapmakla
işe koyulmuşlar ve her çiçekten bal toplamışlar.. peteğin gözlerini nakış nakış işleyince..mutluluktan başları dönmüş! Özenle yaptıkları ballarını uzun uzun seyretmişler..çok çalışmışlar ama çalıştıklarına DEĞMİŞ.


Başka Başka Ağaçlara Yol Alarak
Güneş ışığını yansıtınca; kuşlar sevinçle koşmuşlar ağaçların dallarına.
çalı çırpı toplamışlar ve sevgiyle örmüşler yuvalarını..
sonra minik minik yavrularını kucaklamışlar..koruyup kollamışlar,düşmanlarından.
yavrularıyla koklaşıp yemlerini vermişler..yavruları büyüyünce mutluluğa doğru uçup,gitmişler.
Annelerinin, gözyaşları akmış gözlerinden..esen rüzgarlara karışıp, gitmiş...

Güneşli baharın tekrar gelmesini, renk renk çiçeklerin açmasını,suların pırıl pırıl akmasını beklemişler.
İçlerindeki, sevgi tohumlarının yeşermesini ve belki bir gün yeniden yavruları olur ümidiyle, içlerinde umutlarını barındırmışlar..başka başka ağaçlara doğru yol ALARAK...

Bir Mervsuu Masalı
Resimler Alıntıdır





19 Nis 2016

Hayalleri Güncellemek

İnsan Hayallerini Güncelleyebilir mi?
Hayat bazen insanın hiç ummadığı bir anda bazı hayallerini güncelleyebilir...
"Hayat sürprizlerle doludur." diyen ne güzel söylemiş..evet hayat sürprizlerle dolu hayatın ne getireceği ve ne götüreceği bilinmez. Bazen çok güzel şeylerle de karşılaşabilirsiniz!
Bir bakarsınız kendinizi hayalinizin içinde bulursunuz. 

Mesela ben; kendimi okul sıralarında sınav da buldum...
Hiç hayal bile edemezken! İkinci bir hayalim ise;yazmak...

Hayat bazen bize yol ayrımları sunar. Bize sunulan bu yol ayrımlarında ise bize yeni yeni 
kapılar açar... Açılan bu kapı bizi alıp, götürür hayallerimizde yaşattığımız yerlere...
Hiç ummadığımız bir anda hayalimizin içinde buluruz kendimizi.
İşte bu hayaller hayatımıza anlam katar ve yaşamımıza sıkı sıkı sarılmamızı sağlar.

Çok sevdiğim yeğenimin;'teyzecim neden sana bir blog açmıyoruz' diye sormasıyla başladı
her şey...Daha dün gibi gözümün önünde...Hem böylece bende içimden geçenleri, yüreğimden dökülenleri yazacaktım.
Ruhumda biraz olsun huzura kavuşacaktı...İnsanın sevdiği şeylerle uğraşmasının-insanı rahatlatacağını biliyordum. Ve böylece Mervemden damlaları açtık,iyi ki açmışız.
Çok değerli arkadaşlar çok güzel insanlar tanıdım... Hayatın, etrafımda olan bazı
insanlardan ibaret olmadığını gördüm.

İyi ki açmışız...iyi ki yeğenimi dinlemişim..çok teşekkür ediyorum benim kalbi 
güzel,merhameti çok olan yeğenime. Gerçi arada bir bayağı yordum ama, nasıl 
yazarım nasıl düzenlerim, diye diye bu günlere geldik.

Hiç bir şey'in tesadüf olmadığına ve nasibimizde ne varsa onu göreceğimize
inanıyorum. Nereden bilebilirdim ki; açtığımız bu blog'un hayallerimi güncelleyebileceğini.

Birikmiş hayallerim,
sessiz sessiz ağlayan yüreğim...
Ve hiç yaşamadığım bir hayalim
var, benim.

Zamana yenik düşmüş düşlerim,
kabus dolu rüyalarım,
kırık bir sırça gibi dağılan ve hiç
toplayamadığım, bir hayalim var, benim.

Sayfa sayfa yazılar yazdıran,
içimi kor gibi yakan ve ummadığım bir anda,
elimden kayıp giden bir hayalim var, benim..

Sağnak sağnak yağan, damla damla biriken,
yağmur damlalarında akıp,giden umutlarım
var,benim.

Bahar dallarında tomurcuklanan,
yaprak yaprak dökülen...
Dalında solup ve hiç açmamış
çiçeklerim var,benim.

İçimden Geçenler

Resim Alıntıdır








17 Nis 2016

Sevgili Değmesin Yağlı Boyaya Teşekkür


Merhaba Sevgi hanım, 
bugün beni çok mutlu ettin! Söze nereden başlayacağımı ve duygularımı nasıl ifade edeceğimi gerçekten bilemedim.. bir duadan eve döndüğüm de blogumun yenilenmiş olduğunu gördüm..o kadar çok mutlu oldum ki oturdum ağladım.

Başka türlü nasıl ifade edebilirdim ki; yüreğimde hissettiğim o güzel duyguyu. Şüphesiz ki;
insan hayatında bu duygunun yeri büyüktür. Bazen güzel bir söz insanın içini ısıtır, bazen de güzel bir
etkinlik...Hiç ummadığın bir anda biriyle karşılaşırsın, kilometrelerce uzakta olsa bile o güzel enerjisiyle ışık saçar, mutluluk saçar...

Unutmuşum..içimdeki umutları,mutluluğu,sevinci...
Mutluluk denen şey duyguların en güzeli olsa gerek..ancak bu güzelliği yakalamak bazen zordur..mutluluk,sevgi gözle görülmez belki ama hissedildiği zaman da yüzünüze tatlı bir tebessüm,tatlı bir heyecan verir.
Çok çok teşekkür ederim. Sevgilerimle..



15 Nis 2016

Tertemiz Bir Sayfa


..ve ben inanıyorum..
Sabredenleri bir gül kokusu yumuşaklığı saracak bir gün.
Bir gün,bir fesleğen kokusu çıkıp gelecek
Ve hatıralardan önümüze bir sofra kuracak.
Tertemiz elleriyle.

Boynu bükük yaşıyoruz ya bizler,
Garip,dertli sırtımızda bir şeyler,
O gün içimizden başka şeyler gelecek..

Öpeceğizsofrayı kuran o elleri,
Yemyeşil dağın tam tepesinde düzlüğe bir ev kuracağız,
Memleketimin en güzel köşesinde hatırlayacağım seni,
Sabredeceğim,zehir bir ateşin üzerinde,
Kıpkırmızı damlamak üzere olan bir demir gibi.

Sabredeceğim,sabredeceğiz sevdiğim,
Güzel insanların yaşayacağı bir memleker inşa etmek için,
Gözyaşlarımızın kıymeti bundandır,
Tertemiz nehirlerde yıkayacağız ellerimizi,
Tertemiz dua ediyoruz,
Tertemiz bir sevda,tertemiz bir yuva için,
Ve bir gün tertemiz bir çift el çıkıp gelecek,
Ettiğimiz tüm dualara amin diyeceğiz.

Eyvallah kitabından...

Rabbim sabrı yüreğin etsin,yüreğini sabır..yanındakilerden çok içindekileri korusun ve sevsin..



7 Nis 2016

Regaip Kandiliniz Kutlu Olsun

                                             

 

Bugün mübarek üç ayların başlangıcı.

Tüm müslüman aleminin kandilini kutluyorum ve hayırlara,

barışa,huzura ve güzelliklere vesile olmasını diliyorum.




Ettiğiniz her dua derdinize deva,

sağlığınıza şifa,gözünüze nur,

sevdiklerinizle beraber, huzur ve mutluluk getirsin.

20 Şub 2016

Martıların Geçişi


Bu gün ilk kez martıların geçişini seyrettim. Sabahın ilk ışıklarında...
Seher vakti, günün en çok sevdiğim saatidir. Sabahın o güzel tertemiz kokusu, kuşların şarkı söyleyerek uçuşmaları, güneşin ilk ışıklarını yayarak gülümsemesi,
yaşayan tüm canlıların, yeni bir güne başlaması... Bana çok büyük bir haz verir.

Ama bu gün hava hem bulutlu hemde biraz kasvetli belli ki bu yağmurun habercisi. Çayımı alıp, balkonda biraz oturmaya çıkıyorum. Sabahın o tertemiz kokusunu içimde hissederek...
Hava bulutlu olmasına rağmen yinede çok güzel. Çayımı yudumlarken, martıların bazıları küme küme, bazıları ise tek olarak uçuyor, sanki özgürcesine..

Yağmurda hafif hafif yağmaya başladı. Yağmurun kokusunu çok severim; çocukluğumdan beri.
Toprağın, ağaçların, çiçeklerin kokusunu harekete geçirerek adeta bir koku aroması yayar etrafa...
Ve koku alma duyumuzu bayram ettirir.

Yağmur iyice hızlandı, yavaş yavaş içeri girsem iyi olacak.
Bir süre martıların geçişini izleyemeyeceğim. Eh ne diyelim bir daha ki sefere..





17 Şub 2016

Yurdumun Masum Gelinleri


images (1)
En Doğal Hakları

Merhabalar, epey bir zaman oldu bloğuma yazı yazamıyorum.
Aslın da bloğuma da yazı yazmayı ve siz değerli arkadaşlarımla paylaşmayı çok seviyorum.
Geçtiğimiz günlerde
kursta arkadaşlarımla sohbet ederken,arkadaşlarımdan biri biliyor musunuz ben 13. yaşında evlendim dedi. Ve üstelik eşim benden 16. yaş büyük.. Biz çok şaşırdık! Ne diyeceğimizi bilemedik. Bu konuda çok haberler çıktı.
Kitaplar yazıldı,sözler söylendi ama bunu yaşayan bir insanla hiç konuşmamıştık..

Arkadaşımın dilinden:
Daha henüz 13.yaşındaydım. Babam beni zorla evlendirdi!!!
Arkadaşlarımla oyunlar oynuyorken, böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim.
Her genç kız gibi benim de hayallerim vardı. Dalından koparılan  bir tomurcuk çiçek gibi
Savruldum.. Okula gidiyor ve okumayı çok istiyordum.
Hayatım çok çileli geçti; inekler ve tarla işleri çoktu.. Ben en güzel günlerimi tarlalarda ve hayvanlara bakarak geçirdim. Bu arada çocuklarım da oldu tabii. Hayatım büyük bir koşuşturma içinde akıp, geçti.. Şimdi ise torunlara bir şeyler örmek, biraz oyalanmak ve çocukluğum da doyasıya oynayamadığım arkadaşlarımla haşır neşir olmak için geldim dedi. Ben ve arkadaşlarım çok üzüldük! Ve çok etkilendik.. Sizlerle paylaşmak istedim.

Sizlere sadece özet olarak yazmaya çalıştım. Belki yazdıklarımı klişe olarak düşüne bilirsiniz ama yaşanan gerçeği başka nasıl anlatabilirim ki.Yurdumda o kadar çok yaşanıyor ki bu durumlar.
Ben sadece birini gördüm ve tanıdım. Herkes kendi yaşadığını bilir, bende dahil olmak üzere..
Hiç düşünemiyorum bir baba ve anne nasıl böyle bir şey yapar, evladına nasıl kıyar.
Gerçekten hiç aklım almıyor ve benim gibi acılı bir annenin kalbi daha çok acıyor böyle durumlarda..
Genç kızlar; onlar pırıl pırıllar. Onları gözümün önünde canlandırıyorum; okulun bahçesinde oyunlar oynarken, ders çalışırken... Arkadaşlarıyla neşe içinde koşuşturup, ilerideki hayatlarına dair hayaller kurarken...
Ve hiç acımadan koparılıyorlar o güzel dünyalarından,hemde en yakınları tarafından..
İşte en zor ve en acı olanı da bu olsa gerek.

Yaşanan her hüznün ardında bir ışık, yok 
olan hayatların sonunda bir mutluluk var mıdır?
Ya, hayallere giden bir yol ya da umutlara açılan bir pencere?
Ve bakmasını bilen gözler, var mıdır? Kim bilir belki de vardır..