27 Eki 2013

25 Eki 2013

24 Eki 2013

Kaplumbağanın Sancısı

 Minik bir kaplumbağa Pıtır, o sabah karnındaki korkunç
bir sancıyla
 uyandı. Sancı yüzünden,yerinden kıpırdayamıyordu.
" Bu ağrının nedeni ne olabilir?"diye düşünmeye başladı.
Bir önceki gün yaptığı her şeyi bir bir aklından geçirdi.
 Fakat bir türlü bulamadı.O sırada annesi kapıyı çaldı
ve yavaşça araladı.

19 Eki 2013

Düşler Ülkesi

120720131270
Bir gün küçük bir kız düşler ülkesine gitmeyi hayal eder.. Ve yolda yürürken bir genç kıza rastlar..
Genç kız ona bir dilek tutmasını söyler..O da içinden bir düşler ülkesine gitmeyi hayal eder..
Ve küçük kızdan gözlerini kapatmasını ister..Küçük kız da gözlerini kapatır..Küçük kızın hayal bile edemeyeceği yerlere giderler.. Küçük kız gözlerini açtığında çok şaşırır! Çünkü kendini çok güzel bir bahçede bulur..Bahçe yemyeşil çimenler,etrafında çok güzel meyve ağaçları vardır..
Renk renk açmış çiçekler ve şarkı söyleyen kuşlar görür..
Gözü birden renk renk kelebeklere takılır..Kelebekler neşeyle uçuşuyorlardır!
Şelalerin sesi,tatlı tatlı çağlıyordu sanki bir melodiden  yayılan tatlı bir şarkı..
Küçük kız bütün bu güzellikleri görünce çok mutlu olmuştu..
Bu güzelliklerden hiç ayrılmak istemiyordu..Ama elinden de hiç bir şey gelmiyordu..
Birden yine o genç kızı gördü,gözlerini kapatmasını istedi..Artık eve dönme zamanıydı..
Gözlerini açtığında kendini yine evde buldu..Çünkü karşılaştığı genç kız,düşler ülkesinin perisiydi..
Dileğini kabul etmiş ve onu düşler ülkesini gezdirmişti..
Sizlerinde bütün dualarınız kabul olsun..Ve hayallerinizdeki düşlerinize kavuşun..


Ötücü Kuşlar

Ötücü Kuşlar
  Ötücü kuşlar  Kanarya, Atlas Okyanus’ndaki Kanarya Adaları’na özgü bir ispinoz türüdür. Harika şakıması nedeniyle en sevilen kafes kuşları arasında yer alır. Ötücü kuşlar Yada tüneyen kuşlar en kalabalık kuş takımıdır. Bu takım, yeryüzündeki kuş türlerinin yarısından fazlasını barındırır. Dalları kavrayarak tünemeye uyarlanmış olan pençe yapıları ayırt edici özellikleri arasındadır. Dört parmaktan geriye doğru uzayan birincisi, öbür ucundan tam karşısında yer alır. Esnek parmakları incecik dal parçaları gibi çok çeşitli tünekleri kavramaya uygundur. Bacak kasları ve tendonları ise dalları sımsıkı kavramalarını sağlayacak şekilde gelişmiştir. En çok ot demetlerinin üzerine bile tüneyebilir. Ötücü kuşların ses organları nefes borularının en altında yer alır. Bu çok gelişken ve karmaşık organ sayesinde uzun ve karmaşık şakımalar yapabilirler. Şakımalar bölge belirlemeye ve eş bulmaya yarar. Ötücü kuşlar  çöllerden yağmur ormanlarına kadar pek çok yaşam alanına uyum sağlayan ötücü kuşlar, Antartika dışında dünyanın her yerinde yaşar.
KORUNMA DURUMU
5754  Ötücü kuş türünden 1066 ‘sı Dünyayı Doğa Koruma Birliği’nin Kırmızı listesinde yer alır. Güneydoğu Asya’ya özgü ak gözlü dere kırlangıcı 1968′ de keşfedilmiş, ancak 1978′den bu yana bir daha hiç görülmemiştir.
Ötücü kuşlar  Ağaçtırmaşıkları, çömlekçi kuşları, karınca kuşları ve tapakulalar Orta ve  Güney Amerika ormanlarında görünülür. Çoğu sık yapraklı ağaçlar arasında, böcek ve örümcek yiyerek yaşamayı tercih eder. Bir kaç tür küçük kurbağaları, başka kuşların yumurtaları ve yılanları yer. Ağaçtırmaşığı, ağaçkakan gibi kuyruğunu ağaç gövdelerinden destek almakta kullanır. Karınca kuşu, yediği asker karıncaların tehlikeli iğnelerinden, her seferinde tek karınca yakalayarak kendini korur. Manakinler, kotingalarve tiranlar Güney ve Orta Amerika’da yaşasalar da çoğu tür Kuzey Amerika’ya kadar uzanır. Manakinler ve kotingalar küçük meyveci kuşlardır. Erkekleri parlak, dişileri soluk renklidir. Tiranlar böcek veya meyve yer. Bir bölgede pek çok farklı tür yaşayabilir. Çünkü her tür farklı kaynaktan beslenir.
ÇÖMLEKÇİ KUŞU
Güney Amarika’nın kızıl çömlekçi kuşu, adını yaptığı  toprak çömleklere benzeyen yuvalardan alır. Yuva yapımında bazı türler çamur, diğerleri dal ve yosun kullanır. Bu yuvaları yavruları güneşten, soğuktan ve yırtıcılardan korur.

Hayvanlar Konuşur mu?

Herkesin mışıl mışıl uyuduğu zamandı
Güneşin selamıyla çilli horoz uyandı.

Çıktı erik dalına -Üü rü üü, üü rü üü!
Sabah oldu Ayşegül, Haydi okula yürü!
SERÇE
Gökte uçarken bile duyardı kokusunu.
Anne serçe sevgiyle okşardı yavrusunu.
-Gagasını sevdiğim, canım serçecik, cik ciik!
Kanatların tül gibi, tüylerin kadifecik!
LEYLEK
Kışın yaklaştığını bulutlardan anladı.
Uzun bacak leyleğin laklağı yankılandı:
-Hazırlığa başlayın, lak lak lak, lak lak lak!
Göç vakti geldi dostlar, yolumuz hayli uzak

18 Eki 2013

Ateş Ve Suyun Aşkı

Ateş Ve Suyun Aşkı
Ateş Ve Suyun Aşkı
Ateş bir gün suyu görmüş
Yüce dağların ardında
Sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
Yüreğindeki duruluğa...
Demiş ki suya: gel sevdalım ol.
Hayatıma anlam veren mucizem ol ..
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
Al demiş:Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya
Ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
Yüreğindeki kederi de
Alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Armış suyu diyarlar boyu,
Günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş,suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış; Aşkın bazen gitmek olduğunu, yitirmek olmadığını...
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla işte o zamandan beridir ki;
Ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş...
Ateşin yüreğini sadece su, suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...




16 Eki 2013

Avcı İle Serçe

Avcı İle Serçe
Avcı İle Serçe

Çok uzak ülkelerden birinde avlanmayı çok seven bir avcı varmış. Bir gün yine kuş avlamak için ormanda tuzak kurmuş. Bir ağacın arkasına gizlenmiş ve başlamış beklemeye. Beklemesi uzun sürmemiş. Tuzağın yanına gittiğinde küçük bir serçenin ağa yakalandığını görmüş. Eve götürmek için küçük serçeyi eline almış.Ama tam bu sırada kuş başlamış dile gelip yalvarmaya: - Ey avcı! Bu güne kadar sen inek, koyun, tavuk etleri yedin. Benim gibi küçücük bir kuşun etini ne yapacaksın? Onlar seni doyurmadıysa ben ne yapabilirim ki! Bırak beni demiş. Avcı serçenin dile gelip konuşmasına şaşırmış ve merakla kuşu dinlemeye devam etmiş. Serçe: - Eğer beni bırakırsan sana üç altın vereceğim. Bir lokma kuş etini mi tercih ediyorsun yoksa ömrün boyunca yararını göreceğin üç öğüdümü? İyi düşün! demiş. Avcı düşünmüş ve kararını vermiş: - Tamam seni bırakacağım. Neymiş bakalım bana vereceğin öğüt?
-Serçe Bir şartım var ama, demiş. Avcı: - Bir de şart mı koşuyorsun bana, diye sormuş. Serçe:- Kabul edersen, deyince. Avcı: - Peki! Şartın neymiş bakalım, demiş.- Öğüdün birini, elindeyken vereceğim, ikincisini ağaçta, sonuncusunu ise giderken söyleyeceğim, demiş. Avcı şartları kabul etmiş. Serçe de ilk öğüdünü vermiş: - Olmayacak şeyi söyleyenlere kim olursa olsun inanma! Avcı avucunu açmış. Kuş "pırrr" diye uçarak karşıdaki ağaca konmuş. Kuş avcının elinden kurtulduğuna çok sevinmiş. Sıra gelmiş ikinci öğüde: - Kaçırdığın fırsatların arkasından asla kederlenme. Yaşadığın anın kıymetini bil, pişmanlıkla zamanı geçirme,demiş serçe. Avcı şaşkın şaşkın bakarken serçe: - Karnımda pehe biçilmez bir inci tanesi vardı benim .Ama kaçırdın onu. Kısmetini değilmiş , demiş. Avcı ne yapacağını bilememiş.
-Eyvah! ben ne yaptım,neden seni bıraktım, diye sızlanmış. Serçe:- Az önce ne söyledim sana? Kaçırdığın şey için dövünmeyecek , pişmanlıkla vaktini geçirmeyeceksin. Ayrıca ilk öğüdümü unuttun mu? Kim söylerse söylesin, olmayacak şeye inanmayacaktın. Avcının aklı başına gelmiş. -Bari üçüncü öğüdü öğreneyim, demiş. Serçe tam uçmak üzereyken avcıya dönmüş:- Sen benim iki öğüdümü de dinlemedin.Üçüncü öğüdü neden vereyim , diyerek uzaklaşmış. Avcı, serçenin arkasından bakakalmış. Kuşu elinden kaçırmış ama bu öğütleri hayatı boyunca hiç unutmamış.