7 Haz 2013

Edirne gezisi

    Kendimi yalnız hissettiğim bir anda, bir telefon aldım. Kardeşim il dışına çıkmamızı, tarihi yerleri gezmemizi ve bana da gelip gelemeyeceğimi soruyordu? Bu telefon benim için inanılmaz bir sevinç kaynağı oldu! Büyük bir heyecanla gelebileceğimi söyledim. O kadar çok heyecanlandım ki yola çıkmak için hazırlıklarımızı akşamdan yaptım... Bisküvi, su, sandviç ekmekleri hazırladım. Öyle ki, o gece heyecandan uyku uyuyamadım!

Sabaha karşı kardeşlerimle birlikte yola çıktık. Biraz yol aldık; sabaha karşı yolculuk yapmak bana o kadar iyi geldi ki, çok büyük keyif aldım... Boğaz içi köprüsünden geçerken deniz çok güzel görünüyor, şehrin ışıkları etrafı çok güzel aydınlatıyordu. Sabah saat 6 sularında köprüden geçtik ve inanılmaz güzeldi!
Kahvaltı için konaklama tesislerinden birinde oturduk. Tesislerin yolcular için çok güzel hazırlanmış olduğunu gördüm ve bu durum benim çok hoşuma gitti! Yolcuların ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikteydi. Hediyelik eşyaya kadar her şey düşünülmüştü...Kahvaltımızı edip biraz dinlendikten sonra yola devam ettik. Yolda ilerlerken bazı illerden geçtik.Yolda ilerlerken ağaçların; yemyeşil olduğunu ve denizin yansımasının harikulade olduğunu gördüm! Edirne'ye girmeden önce kapı kuleye gittik ve sınır kapısını gördük.Kapı kulede yolcular için camiyi inşa edilmişti...Camiyi ziyaret ettiğimizde caminin çok bakımsız olduğunu gördük...Ziyaretçisi yok gibiydi. İçeri girdiğimizde dua ederken caminin içini çok mahzun hissettim hatta öyle ki; kimsesiz olan yaşlı bir insanı ziyaret ettiğimiz de sevinen bir insanı geldi bana!

Oradan ayrılıp yolculuğumuza devam ettik ve oranın büyüklerinden Sevgili Hasan Sezai Hazretlerinin türbesini ziyaret ettik.Türbedar türbe hakkında bize bilgi verdi.Çok duygulandım! Yolumuzun üzerindeki Hadis camiyi de ziyaret ettik. Bir rivayete göre Hadis camide yapılan duaların geri çevrilmediğini duyduk. Bahçesi de çok güzeldi. Çam ağaçları,  güller, yeşil çimenler her şey çok güzeldi! Ziyaret edilmesi gereken yerlerden olduğunu düşünüyorum..
Edirne'ye geldiğimizde muhteşem güzelliği ile buram buram kokan tarih kokan Selimiye cami bizi karşıladı.

 Selimiye cami II.Selim'in emri üzerine Mimar Sinan tarafından Kıbrıs'ın fethi ile elde edilen ganimetlerle eski sarayın baltacılar koğuşunun bulunduğu yerde yapılmıştır. 1568-1574 yıllarında tamamlanan Selimiye cami Osmanlı Türk mimarisinin en büyük eseridir.Üçer şerefeli dört minaresi vardır. Her minarenin yüksekliği 70,89 m dir.Kubbesi 31,28 m.çapında olan Selimiye cami'nin Harim tarafındaki  minarelerin şerefeleri'ne ayrı ayrı yollardan çıkılabilmektedir. USTALIK ESERİM dediği Selimi'ye cami  gerek Mimar Sinan gerek Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtlarından biridir.

Selimi'ye cami'inin ardından Edirne'de en çok ziyaret edilen ikinci mekan,
İkinci Beyazıt Külliyesi Sağlık müzesidir.Külliye içinde bulunan müze 1488'den beri yer alan darüş'şifa (Hastane), 1886-1887 Osmanlı Rus savaşına kadar aralıksız 400 yıl hastalara hizmet vermişti. Ruh ve akıl hastalarının müzik,su sesi ve güzel kokularla tedavi edildikleri bu tarihi mekan 1997 yılından bu yana Trakya Üniversitesi tarafından müze olarak kullanılmaktadır.Türkiye'nin tek sağlık müzesidir. Müzede, hekimliğin gelişmesi ve değişik sağlık hizmetleri hakkında geniş bilgiler içeren odalar bulunur.Sağlık müzesine ilk girdiğim an çok etkilendim. İlk girişte yatan hasta maketi, tedavi odaları o döneme ait eczane ve eczane için yapılan bitki şurupları ve şurupların nasıl yapıldığı beni çok etkiledi!Her şey o kadar iyi canlandırılmış ki maketleri canlı zannettim. O tarihte yaşananlar maketlerin yüzüne yansımıştı sanki. Maket bile olsa o anda gördüklerim o dönemde yaşanan acıyı hissettirdi bana.Odaların birinde o döneme ait tedavi etmek amacıyla kullanılan yılan ve horozla ilgili maketler vardı. Çok ilginçti ve çok şaşırdım! Diğer bir odada ise bir çocuğun başından ameliyat edilmesini canlandıran maketler vardı.O görüntü beni çok üzdü! O dönemi anlatan bu tablo çok düşündürücüydü...Günümüze göre çok ilkel şartlarda yapılan tedavilerin hepsi ayrı ayrı yaşanan acıları anlatıyordu.

 Edirne'ye giderseniz Selimiye cami ve sağlık müzesini ziyaret etmeden gezinizi bitirmeyin.


0 yorum:

Yorum Gönder