22 May 2013

Bunları biliyor muydunuz?


  • Deniz kobrasının en zehirli yılan olduğunu,
  • yunusların gözleri açık uyuduğunu,
  • yetişkin bir ayının bir at kadar hızlı koşabildiğini,
  • dünyadaki beyaz karıncaların, toplam ağırlığı insanların 10 katı kadar olduğunu,
  • kutup ayılarının  solak olduğunu,
  • baykuşun mavi rengi görebilen tek kuş olduğunu,
  • develerin üç kaşı olduğunu,
  • ıstakozların kanının mavi renkte olduğunu,
  • salyangozların 25 bine yakın dişi olduğunu,
  • timsahların dillerini dışarıya doğru çıkaramadığını,
  • kuş örümceğinin sırtında 300 yavrusuyla gezdiğini,
  • eşeklerin gözlerinin dört ayaklarını da görebildiğini,
  • deve kuşunun gözünün beyninden daha büyük olduğunu,
  • sümüklü böceklerin 4 burnu olduğunu,
  • dünyada tavuk sayısının insandan fazla olduğunu,
  • sivri sineklerin 47 tane dişi olduğunu,
  • timsahların daha derine batabilmek için taş yuttuğunu,
  • deniz yıldızlarının beyni olmadığını,
  • kelebeklerin ayakları ile tat aldığını,
  • kanguruların geriye doğru yürüyemediğini,
  • çekirgenin kulağının dizinde olduğunu,
  • sabahları elmanın kahveden daha fazla uykunuzu kaçırabileceğini, biliyor muydunuz?

19 May 2013

Hayattan ibret verici bir kesit

Bir genç kız, çok sevdiği bir gençle evlenmişti.Çok mutluydular, her şey çok güzel gidiyordu. Ancak genç kadın, uzakta olan anne ve babasını özlemişti.Eşine onları ziyaret etmek istediğini söyledi ve gitti. Anne ve babasıyla  görüştü, hasret giderdi. Bir kaç gün sonra ,eşine bir telefon açtı: '-Canım,bir tanem, gelirken çok yakın bir arkadaşımı da getirmek istiyorum,getirebilir miyim? Ancak şöyle bir durum var arkadaşım bir trafik kazası geçirdi. Bir kolu ve bir ayağı yok gidecek başka yeri de yok, Bizimle yaşamasını istiyorum sorun olur mu?' dedi. Canından çok sevdiği eşi de dedi ki:'- canım, arkadaşına bende üzüldüm ancak böyle bir sorumluluğa giremeyiz.Ona burada kalacak  başka  bir yer buluruz. bizim de kendimize göre bir hayatımız var.'O anda telefonu kapatır genç kadın.Ve bir kaç gün eşinin telefonlarını açmaz.Aradan bir kaç gün daha geçer, akşam olduğun da eşine bir telefon gelir POLİSTEN. gelmesini isterler, Eşi gittiğin de yerde yatan genç bir kadın görür.Polis, yerde yatan genç kadının intihar ettiğini düşünüyordur.Genç adam ise yerde yatan genç kadına bakınca donup öylece kalmıştır, kelimeler boğazına düğümlenir. Ve hiç bir şey söyleyemez. Yerde yatan genç kadın,EŞİNDEN BAŞKASI DEĞİLDİR. Hayatta insanın başına ne geleceği belli olmaz o nedenle insan ön yargılı olmamalı...



Alıntıdır

18 May 2013

Yaralı kuş'un Özgürlüğe Uçuşu!


    Hava o kadar çok soğuktu ki kar,tüm şiddetiyle yağıyordu... Her yer kısa bir sürede beyaz bir örtüyle kaplanmıştı. Kapıdan bir ses geliyordu.. Kapıya doğru baktığımda ise bir yavru kuşun  durduğunu gördüm ve çok üşüyordu! Gidecek yeri de yoktu.. Çok çaresiz görünüyordu! Gidip onu kucağıma aldığımda, o kadar çok korkuyordu ki, kalbi pır pır atıyordu..Ve ben ona evin bir köşesinde yer hazırladım..Artık bizimleydi. Zamanla birbirimizi sevmeye ,alışmaya başlamıştık. Her gün suyunu yemini veriyor o da sevinçle yiyordu. Günler günleri kovaladı ,yaralı kuşum iyice iyileşmişti. Bir gün onu çok mahzun gördüm öyle ki; yemini yemiyordu.. Ailesini özlüyordu! Ve Onun özgür olması gerekiyordu... 

Hava çok güzeldi, her taraf yemyeşil, çiçekler açmış kokularını veriyordu. Doğadaki kuşlar camın kenarına gelmiş neşeyle ötüyorlardı. Sanki yaralı kuşu çağırıyorlardı.. Bende onun özgürlüğüne, doğaya, ailesine ve arkadaşlarının arasına katılması gerektiğini düşündüm! Son kez elime alıp sevdim, göz göze geldik. Sevinçle şarkılar söyleyerek uçtu! Arkadaşlarıyla birlikte...

UÇ YARALI KUŞUM UÇ, MUTLULUĞA DOĞRU! BENİM İÇİNDE UÇ.. Değerinin bilinmesi gerekir çünkü "MUTLULUK" Çok az rastlanılır .  

13 May 2013

Hayatımdan Hüzünlü Bir Renk - Çanakkale Şehitliği

   

Yıl:1915; kanın gövdeyi götürdüğü yıllar.Attığım her adımda ayrı bir üzüntü,bastığım toprağın her karesinde aynı amacın farklı hikayeleri...

                                                          Şehitler Ölmez

   Dün kardeşlerimle beraber Çanakkale şehitlerini ziyaret ettik. O kadar etkilendim ki burada da
paylaşmak istedim.Gelincikleri bilir misiniz? Çanakkale yolunda ilerlerken her iki tarafımızda işte o kıpkırmızı gelincikler uzanıyordu..