12 Oca 2019

Erken Açan - ÇİÇEKLER

                                                     Güneşin ışınlarına sevinen çiçek 

Küçük bir kır çiçeği, güneşi görünce çok sevinip,
hemen filizlerini şöyle bir açar, gerinerek..
Mutluluktan ne yapacağını bilemez.

Hemen haber vereyim arkadaşlarıma, onlarda gelsin hep birlikte çıkalım çayırlara coşalım, koşalım der içinden.Ve koşarak arkadaşlarına gider.. haber verir.
Çıkarlar çimenlerin yeşiline.. ağaçların dallarına..baharın çiçeklerine doğru...
Sevinçle koşuşup oynarlarken, oda ne birden güneş kaşlarını çatar, yüzünü asıp döner başka taraflara..

Bulutlar kararıp asınca yüzünü , aniden kar yağmaya başlar.
Kır çiçeği, bu duruma çok üzülür ve başlar ağlamaya..
Neden aldandım neden neden açtım çiçeklerimi.
Arkadaşlarımı da yanılttım..onlarda aldandılar yazık yazık diyerek gözyaşı döker..

Güneşin ışınlarına aldanıp erkenden açan kır çiçeği ve arkadaşları;üşüyerek donarlar ve yapraklarını, çiçeklerini hüzünle dökerler.

                       
                                                          Güneşin ışınlarına aldanan çiçek  
       








31 Ara 2018

Her Güne Bir Mektup

Zaman, nede çabuk geçti...
Geldi gitti derken, koskoca bir yılı daha geride bıraktık.
.

Önümüzde yepyeni bir 365 gün ve her güne açılacak olan, içinde neler yazılı olduğunu bilemediğimiz; mektuplar...

Tüm kalbimle dilerim ki; yollarımız barışa,
huzura, sağlığa ve her mektubun bizleri yeni başlangıçlara, yeni sevinçlere doğru götürsün.

Hayat bir nefestir, aldığın kadar..
Hayat bir kafestir, kaldığın kadar..
Hayat bir hevestir, daldığın kadar..
Hz. Mevlana





14 Ağu 2018

Farkına Varmak


Ä°lgili resim


Henüz yeni yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Biz hanımlar gün içerisinde koşturup duruyoruz. 
Yine böyle koşturup durduğumuz bir gün; market alışverişi yapmış eve dönüyordum.
Hava çok sıcak olduğu için biraz bahçede dinlenmek istedim.
Birkaç gün önce; çatıda onarım olmuş ve işleri bitmişti. görünürde de kimseler yoktu.

Ancak, adımımı tam atacağım sırada; çatıdan taş, harç ne varsa hepsi önüme düştü.
Hemde hiç bir uyarı verilmeden! Bir adım daha atsaydım, hepsi önüme değilde başıma düşecekti!
Yaralanmam yada çok kötü şeyler yaşayacağım kaçınılmazdı. Kıl payı kurtuldum.
Demek ki alacak nefesim varmış. O anda panikleyerek bir kaç kişiye telefon edip yardım istedim.
Ne yazık ki sesimi kimselere duyuramadım.. Sanki herkes yok olmuştu. 
Hani deriz ya her zaman;dün yaşandı geçti. Yarın meçhul. o halde yaşadığın anın değerini bil.

Yaşadığım bu olay;belki herkesin başına gelebilir diye düşünülebilir. Görünmez kaza olarak.
Ama beni gerçekten çok etkiledi ve derin düşünceleri düşünmeme sebep oldu.
(Bir an ölümü düşündüm) günün birinde hakka yürüdüğüm zaman;
(işte böyle yalnız kalacaksın amelinle birlikte ve kimseler senin sesini duymayacak).
Dedim kendi kendime.

Resim Alıntıdır



29 Haz 2018

25 May 2018

İyi Kalpli Meleğim



Ne gizler var, gönlü aşar
Ne sözler var ,dilde yaşar
Ne gözler var, gözyaşında coşar
Ne ümitler var, kalbe doğar.

Özü sözü bir olanlar
Sevgiyle yoğrulan gönüller
Güzel bakan ,güzel gören gözler
Selam olsun iyi kalpli melekler.


İçimden Geçenler
     Mervsuu

19 May 2017

Düşündüren Kuş - Deprem

Deprem Gerçeği
Sizlere, benim başımdan geçen ve hiç unutamadığım bir anı'mı anlatmak istiyorum.

Yıl 1999: Ve Ağustos ayı.
Bir sabah; kızım, dört aylık olan oğlum ve ben uyurken kapıya sanki birisi vuruyormuş gibi bir ses duyarak uyandım. Yavaşça yatağımdan doğrulup, çocuklarımı uyandırmamak için sessizce kapıya doğru yönelerek kapıyı açtım.
Ancak kapıda hiç kimse yoktu..bana öyle geldi herhalde diyerek yeniden yattım.
Fakat tık tık seslerini yeniden duymaya başlayınca, yatağımda oturup,seslerin nereden geldiğini takip etmeye başladım.

Gözüm cama doğru takıldı; evet evet ses pencereden geliyordu.
Yavaşça kalkıp perdeyi açınca bir de baktım ki, daha önce hiç görmediğim; sivri ve uzun gagası olan bir kuş duruyordu.
Çok şaşırdım ve hiç kaçmıyordu..Karnının aç olduğunu düşünerek ona ekmek kırıkları verdim ancak hiç bakmadı bile... Ben; şaşkın bir şekilde ona bakarken o hala cama vuruyordu tık tık...
Acaba su'mu istiyor diye düşündüm ve su verdim ancak o suyu da içmedi.
O zaman derdi neydi? Neden sürekli cama vuruyordu?

Bu arada çocuklarımda uyanmıştı..ben onlara kahvaltı hazırlamak için mutfağa yöneldiğimde o da mutfağımın camına gelmiş ve yine cama vuruyordu tık tık tık...
Daha sonra başka bir odaya geçince, o'da oraya gelip cama vurmaya devam etti.
Annem ve eşimde gördüler..sabah sabah yaşanan bu ilginç olayı.

Ben; ne tarafa gidersem, kuş'da o tarafa geliyordu...
Sanki bana bir şey anlatmak istiyordu ama ne.. ne anlatmak istiyordu? O gün öğleye kadar cama vurup, durdu... Kaçmadan.
Daha sonra bana baka baka uçarak gitti. Beni öylece arkasında şaşkın halde bırakarak...

Ve iki sonra; 17 Ağustos 1999; gece 03'02' de yaklaşık 45 saniye süren 7. 4 büyüklüğünde deprem oldu.
O geceyi ve iki gün önce etrafımda dönen o kuşu unutmak kolay kolay mümkün değildi...
Ve ben hala zaman zaman düşünürüm.. o esrarengiz kuş bana depremin olacağını mı anlatmak istemişti?


Resim alıntıdır