15 Nis 2017

Yeşil Vadi

Ilık bir yağmur yağıyor, hoş geldin diyor sanki.
Su alabildiğine gür el değmemiş, bakir zamanların habercisi gibi.
Güneş altın sarısı ışıklarını saçmış gülümsüyor...
Kaya parçaları sıra sıra dizilmiş inci taneleri gibi..
Renkli, ihtişamlı çiçekler açmış, kokularını yayıyor...



Ceylanlar, karacalar, kuşlar,böcekler ve yaşayan tüm canlılar..
Vadide koşuşuyorlar,karınlarını doyurabilmek için!
Kim bilir nelere şahit oldular? Sayısız efsanelere ve iz bırakmayan olaylara...



13 Nis 2017

Cuma'nız Kutlu Olsun

Cuma'nız Mübarek Olsun 
Günler, haftalar, aylar o kadar çabuk geçiyor ki..
Bir bakmışız pazartesi, bir bakmışız cuma..
Geçip giden ömürlerimiz aslında..
Tüm cumalar'mızın ve gelecek olan günlerimizin güzel geçmesi dileğiyle..







                                                                                                                       
                                                                                                                                   Resim Alıntıdır



11 Nis 2017

Akıllı Leylek


Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde bir akıllı leylek ve birde tilki varmış.
Leylek ve tilki arkadaş olmuşlar.
Hep beraber dolaşırlar ve çok güzel vakit geçirirlermiş.
Bir gün tilki demiş ki. Biz çok iyi arkadaşız niye birbirimizi evimize çağırmıyoruz?
Ve bir gün tilki leyleği eve çağırmış. Ertesi gün leylek tilkinin evine konuk olmuş.
Yemekler leyleğin burnuna çok güzel kokuyormuş.
Ama tilkinin yemek yerken kullandığı tabak başkaymış.
Ve leylek yiyememiş. Tilki yerken onun ağzına bakmış.
Canı çok çekmiş ama yiyememiş.

Sonra leylekte tilkiyi evine çağırmış. Bir gün geçtikten sonra.
Tilki leyleğin evine gelmiş.Ve leylekte kendi yediği tabağı koymuş.
Bu seferde tilki yiyememiş ve leyleğin ağzına bakmış.
Ve böylece leylekte tilki ders vermiş.

Masallardan Seçmeler

2 Nis 2017

Baharın Gelişiyle...



Baharla bakıştığımız çiçeklerine göz kırptığımız
içimizde bir şeylerin yeşerip, çiçek açacağı günler kapımızda..
Ama diğer mevsimleri de hiç unutamam.

Ben doğanın her renginden, ağacın,çiçeğin, böceğin, kelebeğin
kısacası yaşayan her canlının yaşamasından mutlu olan biriyim.

Doğasız bir hayat nasıl olurdu?
Doğrusu bunu hiç düşünmedim.
Doğasız bir hayat rengini, ışığını yitirmiş kararmış bir dünya
gibi, içimize nefesimizi alamadığımız anlar gibi olurdu herhalde...


İlgili resim

ya erguvanlar zarif dallarıyla İstanbul'un renkli mimarisi
adeta bir renk şölenine dönüştürür boğazı...

Kır çiçeklerini de unutmamak gerekir..
ister kır çiçeği olsun,ister renk renk açan güller olsun.

İlgili resim

İlk gördüğümde içime çekerek koklarım...
Kokuları alır beni benden götürür o büyülü çiçekli bahçelere...

Yaratan ne güzel yaratmış doğayı.. bir sanat eseri ve her birini ayrı ayrı işlemiş bir mücevher gibi.

Resimler Alıntıdır


10 Mar 2017

Yeter ki Sen

                     
Her hüznün sonun da; umuda uzanan bir yol mutlaka vardır.
Yeter ki sen o yolda yürümesini bil.

Gönül bahçende açan çiçekler mutlaka vardır.
Yeter ki sen koklamasını bil.

Uzanan tünelin ucunda bir ışık,
mutluluğa çarpan bir kalp,sevgiyle bakan gözler mutlaka vardır.
yeter ki sen bakmayı bil.



                                                                                                                                                   


Mervsuu

9 Mar 2017

Bir Yolcu Misali



Bu dünyada bir yolcu,değil miyiz?
Gelip,geçen misali..
Mülkümüz de misafir değil miyiz?
Oturup, giden misali..

Hayat bir su misali değil midir?
İçsen de tükenecek, içmesen de..
Günler gelip, geçmeyecek mi?
İstesen de, istemesen de..







Objektifimden

                                                                               
                                                                         
















8 Mar 2017

Sessiz Korku


İlgili resim
Kapı Sessizce Açıldı 

Henüz adımını kapıya doğru atmıştı ki; kapının hafif bir şekilde açık olduğunu fark etti.
Endişe ve korku dolu olan gözlerle etrafına bakmaya başladı korkarak...
Evin içinde derin bir sessizliğin hakim olduğunu hissetti.
Sanki yolunda gitmeyen bir şeyler vardı...Uzun ve dar olan koridordan geçerek odaya geçti.

Odaya geçtiğin de ise; rengi soluk, kumaşı eski olan koltuğun yerde ters köşe olmuş, örtülerin yerde  dağılmış bir şekilde olduğunu gördü. hayretle bakıyordu gördüklerine.
Neler olmuştu böyle? Biraz daha  içeriye ilerlediğinde  ise daha da irkildi!
Karşısında kocaman bir yılan duruyordu! Yılan ona o yılana bakıyordu.

Elinde; nereden nasıl bulduğunu hatırlayamadığı bir yastık duruyordu.
Korku dolu bakışlarla elinde ki yastığı yılana doğru çaresizce attı ama yılan yerinden bile kıpırdamıyordu ve ona öylece sabit bakışlarla bakıyordu.

Yılanların;insanları hipnotizma ederek etkilediğini bir kitapta okuduğunu hatırlayarak,
kalbi korkuyla daha da atmaya başlamıştı.

O anda kız kardeşi de yavaş yavaş eve doğru geliyordu..içeri de yaşananlardan habersiz.
Kapının önüne geldiğinde kapını açık olduğunu gördü..ve ablasına seslendi cevap alamayınca yavaşça içeriye doğru ilerledi ve gördüğü manzarayla öylece kalakaldı.

Yaşadığı şaşkınlık ve endişeyle beraber,geri geri giderek kapıya doğru yöneldi.
O anda bir kaç kişinin kendisine doğru koşarak geldiğini gördü.
Gelenler bir hayvanat bahçesinin bakıcısından başkası değildi.
Uzun süre kaçan yılanı aramışlar ancak bulamamışlardı..Tesadüfen gördükleri bir kişinin, kendilerine verdiği bilgiyle ancak yılanın izini bulmuşlar ve çok rahatlamışlardı.

İlgili resim

Küçük kız, çalan saatin sesiyle birlikte irkilerek uyanmıştı. Yatağından yavaşça doğruldu ve saat yediyi gösteriyordu. Okul için hazırlanması ve kahvaltı etmesi gerekiyordu.
Annesinin sesi duyuldu "kahvaltı hazır kızım geliyor musun."

Birden gördüklerini hatırladı neyse ki, gördükleri sadece bir düştü...
Hemen kalkıp banyoya yöneldi elini, yüzünü yıkayıp okul kıyafetlerini giydi.
kahvaltısını edip, okulunun yolunu tuttu mutlu bir şekilde.

Bir mervsuu masalı
Resimler alıntıdır